Kürt tarihine karşı FETÖ'cü taktik: Artuklu Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmet Ağırakça'nın foyası ortaya çıktı

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmet Ağırakça, İslam Tarihi ile ilgili eski Arapça bir eserde geçen "Kürtler" kelimesini çıkarıp Türkçe tercümesinde "Türkler" yazdığı ortaya çıktı. Bu taktik aslında FETÖ olarak nitelendirilen Fethullah Gülen Cemaati tarafından ortaya çıkarılarak uygulanıyordu. Özellikle Risale-i Nur'da geçen "Kürt" ve "Kürdistan" kelimeleri silinip yerlerine "Türk", "Azeri" "Süryani" gibi isimler konulurdu.

Makale: Mirza Muhammed /  ZERnews

Peygamber efendimizin (s.a.v.) "Yalan söyleyen bizden değildir" hadisi şerifine bakılınca bunları yapan sözde İslami kesim direk dinden çıkıyor, "mürted" konumuna düşüyor. Allah insanları dönem dönem başka bir şeyle intiham eder. Ancak son yüzyıldır Kürtlerle imtihan edilen Türk İslam alimlerin çoğu ilahi sınavı kaybederek cehennemi garantiledi.

Bunun yanı sıra bir kavmi, milleti inkar eden Allah'ın ilgili ayetlerini de inkar etmiştir. Bir kavmin tarihini inkar etmek o kavme soykırım yapmakla eşdeğerdir.

Artuklu Üniversitesi rektörü Dr. Ahmet Ağırakça'nın yaptığı sahtekarlık şöyle:

Meşhur İslam tarihçisi İbnu'l-Esir 1160 ve 1233 yılları arasında yaşamıştır. Bu dönemde yazdığı  "Tarihi, el-Kamil Fi’t-Tarih" isimli eserinde Kürtlerden de bahsediliyor.

Ancak Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmet Ağırakça, bu eseri yeniden Türkçe'ye tercüme ederken FETÖ'cülerin taktiğini uygulayarak baştan sonra "Kürt" kelimeleri yerine "Türk" diye yazmış.

Aslında bölgede bunca kanın dökülmesinin asıl sorumlusu da Türkiye'deki faşizmi topluma aşılayan Profesörler, araştırmacılar, ilim adamları ve kendini İslam alimi olarak tanıtanlardır.

Bir kavmi, milleti inkar eden Allah'ın ilgili ayetlerini de inkar etmiştir. Bir kavmin tarihini inkar etmek o kavme soykırım yapmakla eşdeğerdir. (Mirza Muhammed / Erbil / ZERnews)

EK: RİSALEİ NURLAR ÜZERİNE YAPILAN SAHTEKARLIKLAR

İşte yazar Ekrem Malbad'ın "Bediüzzaman’ın “Kurdî” Kimliği Üzerinde Yapılan Tahrifatlar" isimli  makalesinden bir kaç örnek.

Örnek:1

1907 senesi zarfında idi ki; Kürdistan’ın yalçın, sarp ve yüksek dağlarının arkasından çıkmış Said-i Kürdî isminde nevadir-i hilkatten nadir bir ateşpâre-i zekânın...  Şu Kürt kıyafetinde o şal ve şalvar altında…(Zehra Yayıncılık.istanbul,2013,s.153)

1907 senesi zarfında idi ki; şarkın yalçın, sarp ve yüksek dağlarının arkasından çıkmış Said-i Nursi isminde nevadir-i hilkatten nadir bir ateşpâre-i zekânın…  Şu şark anadolu kıyafetinde o şal ve şalvar altında  (Envar N.s.13-Sözler N.istanbul,2009,s.6-Yeni Asya N.istanbul,2011,s.5)

Çok fazla yer kaplamaması için bir kısmını aktardığım yazının tamamında geçen “Kürt-“Kürdistan” ifadelerinin hepsi aynı şekilde değiştirilmiş.

Örnek:2

Ey şu şehadetnamemi temaşa eden zevat! Lûtfen, ruh ve hayalinizi misafireten, yeni medeniyete karışmış, asabî bir Kürd talebesinin hâl-i ihtilâlde olan ceset ve dimağına gönderiniz, tâ tahtie ile hataya düşmeyesiniz...(Zehra Y. istanbul,2013,s.156)

Ey şu şehadetnamemi temaşa eden zevat! Lûtfen, ruh ve hayalinizi misafireten, yeni medeniyete karışmış, asabî bedevi bir talebenin hâl-i ihtilâlde olan ceset ve dimağına gönderiniz, tâ tahtie ile hataya düşmeyesiniz...(Envar N.istanbul,2005,s.s.9) Sözler N.istanbul,2009,s:10)

Bu örnekte de görüldüğüüzere “Kürt” ifadesi yerine “bedevi” ifadesi kullanılmış

Örnek:3

Geçen sene bidayet-i hürriyette elli-altmış telgraf umum Kürt aşiretlerine sadaret vasıtasıyla çektim… Kürtleritenbih ettim…( Zehra Y.istanbul,2013,s.158)

Geçen sene bidayet-i hürriyette elli-altmış telgraf umum şark aşiretlerine sadaret vasıtasıyla çektim… vilayetişarkiyeyitenbih ettim…(Envar N.istanbul,2005,s.13-Sözler N.istanbul,2009,s.14-Yeni Asya N.istanbul,2009,s.51)

Örnek:3

İstanbul’da yirmi bine yakın Kürdler, hammal ve gafil ve safdil olduklarından zorbacılların onları aldatmak ile Kürd kavmini lekedar etmelerinden korktum. Kürdlerin umum yerlerini ve kahvelerini gezdim… Komşularımız ve bizi teyakkuz veterakkiye sevk eden Ermenilerle kemal-i memnuniyetle dost olup elele vereceğiz. Zira husumette fenalık var…(Zehra Y.istanbul,2013,s.160)

İstanbul’da yirmi bine yakın hemşehrilerim, hammal ve gafil ve safdil olduklarından particilerin onları aldatmak ile vilayet-i şarkiyeyilekedar etmelerinden korktum. Hamalların umum yerlerini ve kahvelerini gezdim… Ve bizi her cihette teyakkuz veterakkiye sevk eden hakiki kardeşlerimiz olan Türkler ve komşularımız ileelele vereceğiz. Zira husumette fenalık var…(Envar N.istanbul,2005,s.15-Sözler N.istanbul,2009,s.16-Yeni Asya N.istanbul,2011,s.57)

Bu örnekte ise tahrifattan “Kürt” ifadesi ile beraber “ Ermeni” ifadesi de nasibini almış ve yerine “Türkler” yazılmıştır.

Örnek:4

Ben ki sıradan bir Kürdüm ulemaya farz olan bir vazifeyi omuzuma aldım…(Zehra Y.istanbul,2013,s.160)

Ben ki sıradan bir talebeyim ulemaya farz olan bir vazifeyi omuzuma aldım…(Envar N.istanbul,2005,s.17)-Sözler N.istanbul,2009,s.17)-Yeni Asya N.istanbul,2009,s.64)

Örnek:5

Bir Kürd talebesinin lisanına yakışacak lafızlar ile heyecanı teskin ettim…(Zehra Y.istanbul,2013,s.161)

Bir köylü talebenin lisanına yakışacak lafızlar ile heyecanı teskin ettim…(Envar Nistanbul,2005,s.18)-Sözler Nistanbul,2009,s.17)-Yeni Asya Nistanbul,2011,s.65)

Örnek:6

Fahr olmasın, derim ki: Biz ki Kürd’üz aldanırız, fakat aldatmayız…(Zehra Y.(s:169)

Fahr olmasın, derim ki: Biz ki hakiki müslümanız aldanırız, fakat aldatmayız…(Envar N.istanbul,2005,s:32)-Sözler N.istanbul,2009,s.32)-Yeni Asya N.istanbul,2011,s.39)

Örnek:7

Ey Asuriler ve Keyanîler’in cihangirlik zamanında pişdar, kahraman askerleri olan arslan Kürdler! Beş yüz senedir yattığınız yeter. Artık uyanınız, sabahtır...(Zehra Y. istanbul,2009, s.188)

Ey eski çağların cihangir Asya Ordularının kahraman askerleri olan vatandaşlarım ve kardeşlerim! Beş yüz senedir yattığınız yeter. Artık uyanınız, sabahtır... Envar N.istanbul, 2005, s.50-Sözler N. İstanbul,2009, s.49-Yeni Asya N. İstanbul, 2011, s.168

Seîdê Kurdî aynı yazının devamında, Kürtler içinden çıkmış tarihte nam salmış kişileri isimleri ile zikrederek, bu şahıslar ile aynı milletten olduklarının altını çiziyor. Şimdi bu noktada yapılan tahrifata bakalım.

Örnek:8

Hem de ‘milliyet’ denilen, mazi derelerinden ve hâl sahralarından ve istikbal dağlarından hayme-nişîn olan Rüstem-i Zâl ve Salâhaddin-i Eyyubî gibi Kürd dâhi kahramanlarıyla bir çadırda oturan bir aile gibi…(Zehra Y.istanbul,2013,s.189)

Hem de “İslamiyet milliyeti” denilen, mazi derelerinden ve hâl sahralarından ve istikbal dağlarından hayme-nişîn olan Selahaddin Eyübi ve Celaleddin Harzemşah, SultanSelim ve BarbarosHayrettin ve Rüstem-i Zal gibi ecdadalarımız danemsaller gibi dahi kahramanlar ile aynı çadırda oturan bir aile gibi...(Envar N.istanbul,2004s:52)-Sözler N.istanbul,2009,s.51-Yeni Asya N.istanbul,2011,s.174

Bediüzzaman’ın sansürlenen ifadeleri sadece Kürtler ile ilgili olanlar değil. O dönemde devletin, dolayısıyla padişahın yanlış uygulamalarına yaptığı eleştiriler de çok çarpıcı bir şekilde tahrif edilmiş. Bu noktalarda yapılan tahfrifatla padişahı temize çıkaralım derken Bediüzzaman Said Nursi’ye hakarete varan ifadeler kullanılmış.

Örnek:9

… O vakit şimdi münkasım olan istibdatlar, umumen Sultan-ı mahlu’ateccesüm ettiği halde, onun maaş ve ihsan denilen RÜŞVETve hakk-ı sukutu kabul etmedim, reddettim. Milletimin namını lekedar etmedim. Aklımı feda ettim hürriyetimi terk etmedim. Ona boyun eğmedim.

… O vakit şimdi münkasım olan istibdatlar, merhum Sultan-ı mahlu’aistinadedildiği halde, onun zaptiyenazırıilebanaverdiği maaş ve ihsan-ı şahanesini kabul etmedim, reddettim. HATA ettim. Fakat o hatam medrese ilmi ile dünya malını isteyenlerin yanlışlarını göstermek ile hayır oldu. Hürriyetimi terk ettim o şefkatli sultana boyun eğmedim...(İhlas nur neşriyat,Ankara,2005, s,20)

Tıkla & oku / İlgili Konular: