Akif Beki, Süleyman Soylu'yu öyle bir yerden vurdu ki


Son günlerde sansasyonel açıklamalarıyla gündemden düşmeyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya bu kez farklı bir cenahtan eleştiri geldi. Karar Gazetesi köşe yazarı Akif Beki, 23 Haziran tarihli köşe yazısında isim vermeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu bağlı bulunduğu iddia edilen tarikat üzerinden eleştirdi.

Soylu, 21 Haziran'da yaptığı bir açıklamada, "CHP’liler kendinize gelin, partinize oy verin. Kim size partinize oy verdiniz diye karıştı. Gidin partinize istediğiniz gibi her yerde oy verin. Ama HDP’ye taşıdığınız oyların iki cihanda da hesabı sorulacaktır..." açıklamasında bulunmuştu.

Beki'nin Rufailere atıfla kaleme aldığı yazıda, Soylu'nun bu tarikata mensup olduğuna dair önemli işaretlerden birisi, 2017 yılında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ile birlikte, yine Rufailere ait olduğu iddia edilen bir zikir halkasında görüntülenmiş olması.
  

Hem Soylu hem de Rufailere eleştiriler yönelten Beki, "Parti propagandası yapan okul yöneticisinin, yazılı emirle mitinge çağıran Halk Eğitim müdürünün, siyasi kampanya yürüten öğretmenin eylemleri tartışıldı; Rufailer tarafsız kaldı, istifini bozmadı, bir sakınca görmedi...

İmamları, camiyle namazı ehil birine bırakıp cemaatle siyasi mitinge katılmaları için talimatlandıran müftü peydah oldu; Rufailer yine rahatsız olmadı..." satırlarıyla ikircikli tutuma dikkat çekiyor.

AKP lehine yargı mensupları ve din adamları tarafından yapılan propaganda karşısında susan Rufailerin, HDP'ye oy verecek CHP'li seçmeni 'ahiretle' tehdit etmesini yadırgadığını açıkça ortaya koyan Beki, yazısını şu satırlarla sürdürdü:


"Din hizmeti kisvesi altında, Allah’ın emri peygamberin kavliyle, İslam’ın şartına bağlayarak, bir farzı yerine getirir gibi toplu oy desteği açıklayan, tarikat şeyhi ve cemaat hocası adına gazetelere ilan veren dernek ve vakıflar zuhur etti; senin Rufailer ağzını açıp tek kelime laf etmedi...

Muhalefet adayının alaya alınıp küçümsendiği sırada kıymetli bir paşa, boş bulunup ortama uydu, bir seçim konuşmasını üstünde üniformasıyla alkışlamış oldu, içten katılıp onaylıyor zannına yol açtığından komutan siyasete taraf görüntüsü vermiş oldu, e hani kışlaya, camiye, okula, adliyeye partizanlık sokulmayacaktı diye kıyasıya eleştirildi; Rufailer fotoğrafta bir yanlışlık görmedi, sebebine toz kondurmadı, eleştirenlere kızıp köpürdü...

Hakeza diyeceksiniz ki...

Seçime üç kala polisin Erzurum, İzmir, Bursa, Şırnak gibi illerde HDP sandık görevlilerine operasyonlar düzenlediği, gözaltılar yaptığı yazıldı; ‘seçime gölge mi düşürmek istiyorsunuz, durdunuz durdunuz da seçim üzerini mi buldunuz’ diye bu Rufailerin tepesi atmadı, kalayı basmadı...

Suruç’taki meşum olayda öldürülen AK Partilinin katil zanlısı hemen yakalandı, HDP’li üç kişinin zanlılarını yakalamaksa seçim sonrasına kaldı; Rufailer yine de ‘seçime ayarlı soruşturma mı olur, adalet sandığı mı beklermiş’ diye bozuk atmadı...

Ne derseniz deyin...

Fakat siz siz olun, Rufailerin duyacağı şekilde ‘Oyumuza ne karışırlar, ister değiştiririz ister değiştirmeyiz’ demeyin.

Püf noktası bu. Ola ki terörle mücadeleye gireceğinden çok hassas ve nazik."

Tıkla & oku / İlgili Konular: