Trump ile Macron'nun sarmaş dolaş görüşmelerinin Kürtlere olumlu etkisi - BEDEL ENCU

ZERnews Analiz: Salı günü ABD Başkanı Donald Trump ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bol bol öpüştü, sarıldı ve kucaklaştı.

Bedel Encu / ZERnews
Ancak asıl olan, önemli toplantı öncesi Fransa'nın karizmatik lideri, tek Kürt dostu ülke lideri Emmanuel Macron, Donald Trump'ın dünya görüşlerini kabul etmediğini ortaya koydu.

Macron "Kürtlere dostlarının sadece dağlar olmadığını göstereceğiz" diyen ve pratikte bunu gösteren bir lider. Macron öncesi Fransa liderleri de Kürtleri bir çok defa Batı destekli soykırımlardan kurtarmış, Güney Kürdistan (Irak)'ta kazanım elde etmelerini desteklemiştir. Özellikle bu gibi konularda ABD ve Avrupa ülkelerini baskı ile ikna ede gelmiştir.

En önemlisi; Macron'dan Trump'ın "Önce Amerika" yaklaşımını benimsemesi beklenemezdi.

Macron görüşmeler sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın şu görüşlerini değiştirmek için çaba sarfetti:
- Trump yönetimini mevcut "Batı değerlerine" adapte etmek,

- İnsan yaşamı ve insan haklarını önemsemesini sağlamak,

- Dünyanın dengesini bozan, yaşamı tehlikeye sokan iklim değişikliğine karşı mücadele etmeyi saçma bulan Trump'ı ikna etmek,

- İran nükleer programı kapsamındaki anlaşmaya uymaktan vazgeçen Trump'ın anlaşmaya uymasını sağlamak.

- Küreselleşme ve serbest ticareti engellemesinin önüne geçmek.

İngiltere'nin AB'den çekilmesi ile her savaş meydanında Kürt karşıtlığı ile öne çıkan Almanya Başbakanı Angela Merkel dünya çapında ön plana çıkmıştı.

Ancak yeni süreçte her koşulda Kürtlere desteğini sunan Kürt dostu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yıldızı parlamaya başladı.
Nitekim Trump Rojava (Batı Kürdistan - Suriye)'de Kürtleri bırakarak güçlerini çekmeyi planlamış, Macron onu bu fikirden vazgeçirmişti. Bununla yetinmeyen Macron, Menbice hem kendi ülkesinin askerlerini gönderdi, hem de diğer ülkelerin de Menbic'te Kürtleri korumlarını sağladı.

Bu da gösteriyor ki; Macron bir çok hayati meselede Trump'ı değiştirebilme kabiliyetine sahiptir.

Günümüzde gerçekleşen olayları alıp geçmiş tarih ile karşılaştırdığımızda meselenin arkaplanı ve geleceği daha net görülebiliyor. Bu temelde Trump ile Macron'un samimiyeti, Amerika Birleşik Devletleri'nin kurucu babası Benjamin Franklin ile Fransız Filozof Voltaire'nin öpüşmeleri, birbirini kucaklamaları ve el ele tutuşmaları akla geliyor.

Macron, ABD Kongre'sinde akıcı İngilizcesiyle bir konuşma yaptı, meclis üyeleri sık sık Macron'u ayakta alkışladı. ABD Kongresi'nde çok nadir dünya liderleri konuşma yapar.
Trump'ın Suriye'den çekilmeyi gündeme getirmesine değinen Macron "İzolasyonizm (İçe kapanma), geri çekilme ve milliyetçiliği seçebiliriz. Bu bir seçenek. Korkularımıza geçici bir çare olarak bizi cezbedebilir. Ama dünyaya arkamızı dönmek, dünyanın gelişimini durdurmayacaktır. Bunu yapmakla ancak vatandaşlarımızın korkularını alevlendiririz" dedi, milliyetçilik ve içe kapanıklığı red ettiğini ilan etti.
Macron, dünya güçlerini insan hakları ve özgürlük için mücadeleye davet etti.

Macron bu konuşmada ABD'yi dünya meselelerine müdahil olmaya, iklim değişikliği ile ilgili mücadelede daha aktif bir rol oynamaya ve İran nükleer anlaşmasını şimdilik sürdürmeye çağırdı.

Macron Trump'ın Paris İklim Anlaşması'na ve uluslararası ticari anlaşmalara muhalefet etmesinin "ileriyi göremeyen" bir davranış olduğunu söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı isim vermese de Trump'ın koruyucu ve ulusalcı politikalarını eleştirdi ve modern ekonomik ve güvenlik sorunlarının küresel bir sorumluluğu paylaşmayı gerektirdiğinin altını çizdi.

Macron, "ABD, bu çok taraflılığı icat edendir. Şimdi bunu korumaya ve yeniden icat etmeye yardım etmek zorunda olan da sizsiniz" dedi.

Trump'ın sert şekilde eleştirdiği İran ile uluslararası nükleer anlaşma hakkında "mükemmel olmasa da yerine bir başkası yapılana dek kalması gerekiyor" şeklinde konuşan Macron, "Bu anlaşmanın bütün endişelere - ki bunlar çok önemli endişeler- hepsine hitap etmediğini söylemek doğrudur" dedi. "Ama biz yerine daha tatmin edici bir şey yapmadan onu terk etmemeliyiz. Benim duruşum bu" diye de ekledi.

İran ile nükleer anlaşmayı beş artı bir ülkeleri olarak anılan BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Çin, Rusya, Fransa ile Almanya 2015 yılında imzalamıştı. Trump ABD'nin dahil olduğu nükleer anlaşmanın "çok kötü bir anlaşma" olduğunu ve "hiç yapılmaması gerektiğini" söylemişti. Trump’ın 12 Ocak’ta ertelediği İran'a ek yaptırımların süresi 12 Mayıs’ta doluyor. ABD Başkanı İran’a yeni yaptırımlar uygulanmasını Kongre’ye tavsiye edebilir ve ABD nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak ayrılabilir.
Macron ayrıca küresel bazda baş gösteren ticaret savaşlarının tüm insanlığa zarar vereceğini söyleyerek, bunun olmaması gerektiğini söyledi.

Macron iklim değişikliği yani küresel ısınmayı dünya için tehlike olarak gördüklerini belirterek "Gezegenimizi yeniden yaratalım (yeşertelim), yeni işler, yeni fırsatlar için beraber çalışalım" dedi ve ekledi: "Gezegenimizi öldürüyoruz. Yüzleşelim: B gezegeni yok"

Trump'ın siyasi idare ve yaşam felsefesinin çoğunu retorik olarak red eden Macron, aslında bir yandan da risk almış oldu.

İran ile nükleer anlaşma, Avrupa ile ticaret savaşları başta olmak üzere bir çok konu iki tarafın ilişkileri için turnusol kağıdı niteliğindedir (rengini belli edecektir)

Avrupa'nın en dinamik ve karizmatik lideri, Kürt dostu Macron ile Trump'ın aynı noktada buluşması genelde özgürlükçü, insan hakları ve yaşamına saygı çerçevesindeki dünya düzeni için, özelde de Kürtler için hayati öneme sahip olacaktır. (Bedel Encu / ZERnews)

Tıkla & oku / İlgili Konular: