Araştırmacılar yaşlı hücrelerin biyolojik saatini tersine çevirdi: Gençleşiyoruz...

Bilim Haberleri - ZERnews: Yaşlanmayı durdurmak veya yaşlanmanın olumsuz etkilerini en aza indirmek bir hayal olmaktan çıkıyor mu? Nihayet araştırmacılar yaşlı hücrelerin biyolojik saatlerini tersine çevirmeyi başararak gençleştirdi, böylece önemli bir adım attı.

Günümüzde yaşın sadece bir rakam olması için araştırmalar, büyük yatırımlar hızını kesmeden devam ediyor.

Yaş ilerledikçe diyabet, kanser, bunama gibi ölüme adım adım yaklaştıran kronik hastalıkların önüne geçmek isteyen bilim insanları önecelikle bu mekanizmayı çözümlemeye çalıştı.

Bu yönde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler ile yaşlılığı yavaşlatmak, durdurmak hatta tersine çevirmek için önemli adımlar atıldı bile.

Son olarak bilim insanları doğal halde çikolata ve kırmızı üzümde bulunan sentetik bileşenlerden birinden faydalanarak, yaşlanmış bazı hücrelerin biyolojik saatlerini tersine çevirmeyi başardı.

Birleşik Krallık (İngiltere)'de bu başarıyı elde eden araştırmacılar, yaşlı hücrelerin biyolojik saatlerini tersine çevirerek, söz konusu hücreleri daha genç ve dinç olacak şekilde ayarlayabilmek için genetik bir şalter bulduklarını düşünüyor.

BMC Cell Biology'de makale olarak yayınlanan söz konusu icat hakkında detaylı bilgi verildi.

Genetik bilginin hücrelerdeki protein yapısına tercüme etmede çok önemli etkisi olan bağlantı faktörleri adı verilen bir gen sınıfı üzerinde yoğunlaşılıyor.

Moleküler Genetik alanında uzman olan Lorna Harries makalenin baş yazarı olarak hücre düzeyinde yaşlanmayı tersine çevirerek, genç ve daha dinç bir yapıya dönüştürmeye ilişkin akademik bilgiler verdi.

Harries çalışmalarının, mesaj taşıyan RNA dizilerine müdahale ederek, daha sağlık çalışmasını sağlamak ve bunun için gerekli proteinleri monte etmeye yönelik olduğunu belirtti.

Söz konusu çalışma yaşlı insan hücrelerinden alınan örneklerle yapıldı. Bu yaşlı hücreler laboratuvar ortamında arttırılarak müdahalelerde bulunuldu.

Yaşlı hücrelerin özelliği, bölünmenin en üst  / yüksek seviyesine ulaşmış ve artık bölünemez olmasıdır. İnsanın savunma mekanizması olan bağışıklık sistemi devreye girerek, yaşlı hücreleri öldürür. Canlılar yaşlandıkça bağışıklık sistemi zayıflar. Böylece, bu açıktan yararlanan yaşlı hücreler adeta vücudu istila eder. İnsan yaşam kalitesi ve yaşam süresini bununla ilgilidir.

Söz konusu araştırmayı yapan bilim insanları laboratuvar ortamında yaşlı bir hücrenin bağlantı faktörü seviyelerini deney için, aktif bir hücrenin bağlantı seviyeleri kadar arttırdı. Bu deneyde resveratol isimli bir bileşiğin özgün versiyonunu sentezlediler. Bu sentez doğal olarak kırmızı üzüm, yaban mersini ve çikolatanın içinde bulunan antioksidan bir maddedir.

Bu deney sonucunda yaşlı hücrelerin gençleştiği görüldü.

Öyleki genç hücreler ile karşılaşan Harries asistanlarının yanlışlıkla hücreleri karıştırıp genç olanlarını oraya koyduğunu düşünerek deneyi tekrar tekrar yapmış.

Bunun üzerine gidip çikolata ile üzüm yeme yarışına girmemek lazım. Çünkü doğal ortamda alınan bu ikili laboratuvar ortamında hücre bazında enjekte edilen ile aynı etkiyi göstermiyor.

Bu deney insanın yaşam süresini uzatmakla ilgili değil sağlıklı ve kaliteli yaşam süresini uzatmaktır. Örneğin 80 yıl ömrü olan bir insanın 75 yılını daha sağlıklı, genç ve dinamik geçirmesini sağlamak hedefleniyor.

Bütün bunlara rağmen Harries önümüzdeki 10, 20 yılda yaşlanmanın önüne geçerek, tamamen sağlıklı bir yaşam elde edilebileceğini düşünmüyor.

Tıkla & oku / İlgili Konular: