11 Eylül Devrimi'nin 11 özelliği - Mustafa Barzani'nin barış ve savaş ahlakı

Hazırlayan: Bedel Boseli, Reşid M. Ali Kolaki / ZERnews

1- 11 Eylül 1961'de başladı. Lideri Mela Mustafa Barzani idi. General Barzani, 14 Mart 1903'te dünyaya gelmiş, 1 Mart 1979'da (Bugün) hakkın rahmetine kavuştu. 4 temel üzerine inşa edilmişti: a- Silahlı olması b- Demokratik ve insan haklarının ön planda olması. c- Uluslararası savaş yasaları uygulanıyordu. Örneğin esirlere hiç bir şekilde zarar verilmiyordu. d- Sivillerin güvenliği herşeyin başındaydı; Siviller zarar görecekse mücadele anlamsız ve gereksiz sayılıyordu.


2-
Bugün Kürdistan’ın 4 parçasındaki tüm kazanımlar eski Kürdistan devrim mücadelelerinin ürüdünüdür. En çok da 11 Eylül 1961 Devrimi’nin ürünüdür.


3- Bölgesel bir devrim değildir. Yakın tarihte ilk kez Kürdistan’ın 5 parçasının katılımı ile, tüm ulusların desteği ile gerçekleşti. Kürdistanlı bütün inanç ve mezhepler kesimleri katıldı. Çünkü bu devrimin herşeyden önce insanı, demokratik ve herkesi kapsayan özgürlük mücadelesi olduğunun bilincindeydiler.


4- İlk kez Kürdistan’ı istila eden bir devlet, Eylül Devrimi ile Kürdistani yönetim ile masaya oturdu. Bu kapsamda 11 Mart 1970 anlaşması ile Kürtlere otonomi hakkı verildi. Kerkük Kürdistan’a bağlandı. Bu devrim mücadelesi ile, ilk kez istilacı bir devlet tarafından Kürtçe resmi dil olarak kabul edildi. 20. yüzyıl istila düzeni sonrasında ilk kez Kürdistan ismi siyasi olarak bir ülke tarafından resmen kabul edilerek imzalandı.


5- Bütün toplumsal sınıf, ulus ve inanç kesimleri bu devrim mücadelesine katıldı.

6- Bu mücadele ile tüm Kürdistan halkı dünya gündemine oturdu. Dana Adams Schmidt gibi Avrupalı gazeteciler cepheleri dolaşarak Kürdistan özgürlük mücadelesini dünyaya duyurdular.


7- Kürdistan’ın içinde ve dışında halkın ve ulusların birbirini bağışlama kültürü ortaya çıktı. Kürtler, Araplar, Türkmenler, Asuri - Süryaniler, Ermeniler ulus ve inanç kesimleri arasında bu birbirini bağışlama süreci başladı.

8- Kürdistan devrim yönetimi her ne kadar savaşsa da sürekli diyalogla sorunların çözülmesini öncelik verdi; her zaman Barışçıl, sivil ve demokratik bir anlaşma taraftarı oldu. Örneğin, Irak’ın Kürdistan’da gerçekleştirdiği patlamalara cevap vermek için, Arap kentlerinde patlamalar gerçekleştirmek isteyen Peşmerge komutanlığına General Mustafa Barzani izin vermedi; “Hedef gözetilmeden, kimin öleceği bilinmeden saldırı gerçekleştirmek insani değildir” dedi.

9- Devrim yönetimi Kürdistanlı sivil halkın güvenliğini askeri zaferin üstünde tutuyordu. Örneğin Peşmerge komutanlığını Mustafa Barzani’ye “Revanduz kasabasını Alabiliriz” teklifine Mustafa Barzani “Peki aldıktan sonra halkı top atışları, uçak bombardımanına karşı koruyabilir misiniz?” deyince “hayır!” cevabını aldı. Barzani “halkımızın güven ve selamet içinde olmadığı bir başarı zafer değildir, lazım da değildir” dedi.

10- En uzun soluklu Kürdistan Devrim Mücadelesi'ydi. Çünkü o zamana kadar 14 yıl aralıksız devam eden bir direniş olmamıştı.Dönemin iki kutuplu soğuk savaş dünyasında, pratik olarak üçücü kutup özelliğini taşıyordu. Çünkü Barzani Barzani Kürdistan Devrim Mücadelesi’nin bu iki kutuptan birinin kuyruğu olmasını istemiyordu. Bu yüzden uluslarası çapta yayınlanan kitaplarda Mustafa Barzani’nin verdiği mücadelesinin bu özellikleri vurgulandı.

11- Kürdistan için öğretmen yetiştime yüksek okulu açıldı. Akademi ve bilime çok önem veriliyordu. Öğretmenler yetiştirilip çocukların eğitimi için görevlendiriliyordu. Mesut Barzani'nin bütün Kürdistan bütçesini Üniversite'ye vermesini anlattığı ilginç olay için burayı tıklayınhttps://goo.gl/aixJ5E

 Hazırlayan: Bedel Boseli, Reşid M. Ali Kolaki / ZERnews

Tıkla & oku / İlgili Konular: