Ciwan Haco: Kürtlerin durumu kötü olmasaydı...


Kürt sanatçı Ciwan Haco, 24 Mayıs'ta yayınlanan Felek albümününden sonra 1980 yılında yayımladığı ilk stüdyo kaydı albümü olan Peşmergene’yi yeniden dinleyenleriyle buluşturdu.

Dijital olarak yayımlanan albüm Ciwan Haco’nun en radikal albümü olarak biliniyor. Avrupa’da kaydedilen ve Türkiye’de yayımlanmayan albüm için Haco, “Her yerde çatışma, savaş ve huzursuzluk var. Bundan dolayı da “Peşmergene” albümünün çıkması gerektiğini düşündüm. Toplumsal meselelerle bire bir ilişkili bir albüm" dedi.

Haco Peşmergene'nin radikal bir albüm olmasının gerekçesini, "Eğer o yıllarda Kürtlerin durumu kötü olmasaydı belki bu albüm bu kadar da radikal olmazdı. Olurdu ama farklı olurdu. Kürtlerin gündeminde hep savaşlar, acılar, zulüm ve huzursuzluk olduğu için, bu albüm de bu şekilde çıktı" sözleriyle açıkladı.

Gazete Duvar'dan Gülşen İşeri'nin Ciwan Haco'yla yaptığı söyleşi şöyle:

- “Felek” albümünüz çok yeni çıktı ama siz 1980’deki ilk stüdyo kaydınız olan “Peşmergene” albümünü dijital olarak yeniden yayınladınız. 38 yıl sonra verdiğiniz bu kararı nasıl açıklıyorsunuz?

Evet, o zamanlarda CD yoktu. Kaset vardı. Yani 70’lerin sonu 80’lerin başından söz ediyorum. Peşmergene adını taşıyan albümümü o yıllarda çıkartmıştık. O günün şartlarına göre albümü bir günde canlı olarak kaydedip mix’ledik.

Albüm o yıllarda Kürtler arasında çok iyi tepkiler almıştı ve bu bir başlangıç oldu benim için. Profesyonel anlamda ilk çalışmaydı ve anlamı çok büyüktü. Pesmergene’de şarkı sözleri radikaldi, müziği militandı. O dönemin üzerimizdeki etkisiyle belirlenmişti şarkılar. Sözlerin çoğunluğu büyük Kürt şairlerinden Cigerxwin’e ait. Benimle beraber toplam dört müzisyenle Almanya’nın Bochum kentinde bir günde kayıt ve mix’i yapılmıştı.

- Peki, şöyle soralım, bu albümü yeniden yayımlamanızı bu karışık sürece bağlayabilir miyiz? Ki sizin bazı albümleriniz toplumsal hareketliliğe göre de şekilleniyor… Bu albüm de yaşanılanlara tepki mi?

Muhakkak ki ilişkisi var! Orası Ortadoğu ve Kürdistan… Kürdistan benim ülkem, oradan geliyorum. Neticede 70’li yıllarda yaşanılan, gerçekleşen olaylar “Peşmergene” albümüne etki etti. Albümde yaşanılan olayların devamı olarak ortaya çıktı. Fakat genelde durum aynı, iyileşme yok maalesef… Gittikçe kötüleşiyor. Her yerde çatışma, savaş ve huzursuzluk var. Bundan dolayı da “Peşmergene” albümünün çıkması gerektiğini düşündüm. Toplumsal meselelerle bire bir ilişkili bir albüm…

"ACILAR, ZULÜM, HUKUKSUZLUK"

- “Peşmergene” oldukça radikal bir albüm… Hatta en radikal albümünüz diyebiliriz sanırım…

Ben halkımın içinde bulunduğu koşullara bağlıyım.

Eğer o yıllarda Kürtlerin durumu kötü olmasaydı belki bu albüm bu kadar da radikal olmazdı. Olurdu ama farklı olurdu. Kürtlerin gündeminde hep savaşlar, acılar, zulüm ve huzursuzluk olduğu için, bu albüm de bu şekilde çıktı.

- Müziğiniz her zaman toplumsal meselelerden etkilendi. Kamışlo’da geçen çocukluğunuz vs… Şimdi neler hissediyorsunuz?

Şüphesiz ki bir insan ve Kürt olarak bu durum beni de üzüyor. Görüyorsunuz ki halkım bir savaşa sürükleniyor. Her zaman söylediğim bir şey var; Kürtler savaş istemiyor, Rojava’da da Kürtler savaşmadı, direndi. Diğerleri onlara saldırdı, savaş ilan etti. Savaş kutsal bir şey değil, iyi bir şey değil, ben bir insan olarak savaşı kabul etmiyorum.

Kaldı ki benim de çocukluğum o topraklarda geçti, özellikle Kamışlo, orada meydana gelen olaylar hakkında şarkılar söyledim… Ne yazık ki yüzyıllardır bu savaşın içindeyiz, şunu söylemek istiyorum: Tüm insanlar insanlığına dönmeli. Savaşa, onun tüccarlarına lanet okumalı!

"ÜRETİM DÜŞMÜŞ"

- Ciwan Haco kendi müzikal geleneğini bağımsız olarak sürdürdü ve bu zamana kadar getirdi. Bestecilik geleneğini hiç bırakmadınız. Şimdi, yeni nesil müzisyenleri nasıl görüyorsunuz? Özellikle Kürt müzisyenler açısından sormak isterim. Ki çok yeni isimler, gençler çıktı…

Ben ilk stüdyo kaydı Pesmergene’yi 1980 de yaptım. 82’de Diyarbekir, 83’de Gulasor, 84’de Leyla’yı yaptım. Albümleri çalışırken insanlar beğenir mi beğenmez mi diye pek düşünmedim. Sadece yapmak istediklerimi içimdekileri dökmeye çalıştım. 80-84’te dört albüm yaptım ve tam 3-4 yıla yakın albüm çalışmalarına ara verdim. Sonra tekrar Girtiyen Azadiye ile start vererek peş peşe çalışmaya başladım. Bende böyle oldu. Başkasında farklı olacaktır. Ama bir şey var ki sadece çalışmak lazım. Çok çalışmak gerekiyor. Yeni müzisyenler var. Çok iyi çalışmalar var. Ne yazık ki sayısı çok az. Kürtçe müzikte üretim çok düşmüş. İlk albümünü yapan ikincisini yıllar sonra yapıyor. Tabii bunun böyle olmasında birçok başka sorunlar da var. Dilin yaşayabilmesi için de müziğin önemi çok büyük.

Tıkla & oku / İlgili Konular: